
İnsanlık tarihine kara bir leke olarak kazınan Hocalı Soykırımı'nın üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen, vahşice öldürülenlerin acısının hâlen yüreklerde taze olduğudur. Uluslararası toplumun soykırımı durdurmak için gerekli sorumluluğu üstlenmemesinin, telafisi mümkün olmayan ve utançla anılacak bir zafiyetdir. Soğuk Savaş’ın ardından dünyada yeni bir uluslararası düzen ortaya çıkmıştır. Uluslararası ilişkiler son yirmi yılda çok değişmiştir. Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile ortaya çıkan “yeni dünya düzeni” küresel, sosyal, politik, ekonomik ve kültürel alanlarda iç içe geçmiş bir değişim ve dönüşüm süreci başlatmıştır. 1992 yılında 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gece, Karabağ'ın Hocalı kentinde yüzlerce kadın, yaşlı ve çocuk, Ermeni ablukasındaki şehri terk etmeye çalışırken vurularak ve donarak hayatını kaybetti. Dağılan Sovyetler Birliği'nin son askerleri çekilirken yaşanan katliam öncesinde Hocalı, üç taraftan Ermeni askerler tarafından kuşatılmıştı Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı, Erivan yönetiminin Karabağ’a hâkim olma ve bunun akabinde “Büyük Ermenistan’ı” kurma gibi emperyalist bir politikayı hayata geçirme arzusu sonucu 25 Şubat 1992 gecesi Ermeni silahlı güçleri tarafından saldırıya uğramıştır. Günümüzde örtülü ve asimetrik bir savaş yöntemi olarak kullanılan terörizm, gelişen teknoloji ile birlikte yıkıcı etkisini gittikçe arttıran küresel bir tehdit haline gelmiştir. Terörist eylemler, uluslar arası hukukta tanımlanan suçlar olmakla birlikte, gerek işlenişinde duyulan saik, gerek işleniş tarzı itibariyle “terör suçu” olarak nitelendirilirler. Uluslar arası hukukta suç olarak tanımlanan bu fiillerin bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi ile, devletin ana yapısını, bu yapının dayandığı temel prensipleri değiştirmek veya yıkmak, toplumda korku ve panik yaratmak amacının güdülmüş olması durumunda, bu suç bir “terör suçu” niteliğini kazanmaktadır.
Hocalı Katliamı 20. yy’ın ve insanlık tarihinin en büyük vahşet ve katliamlarından biridir. Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 25 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kentinde Azeri sivillerin, Ermeniler tarafından katliamı olayıdır. Hocalı’da yapılan katliam, Rus 366. Motorize Piyade Alayının desteğindeki Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu katliam, Ermenilerin Dağlık Karabağ’ın işgalinden bu yana cereyan eden en kapsamlı sivil kırım olarak tarihe geçmiştir. Hocali soykırımı sırasında bir gecede 613 kişi vahşice katledildi. Bunlardan 63'ü çocuk, 106'sı kadın ve 70'i yaşlıydı. 8 aile tamamen yok edildi, 25 çocuk her iki ebeveynini de kaybetti ve 130 çocuk ebeveynlerinden birini kaybetti. Ayrıca, 76'sı çocuk olmak üzere 487 kişi yaralandı.
Hocali soykırımı sırasında 210 kişinin kayıp olmuştur, bunlardan 168'inin sivil ve 42'sinin şehrin öz savunma grubunun üyesidir. Azerbaycan, Hankendi’ndeki 366. Motorize Piyade Alayı’nın saldırıya katıldığını açıkladı. Çünkü saldırıda gelişmiş konvansiyonel silahlar kullanılmıştı. Bunlar değil bölgedeki yerel gruplarda, yeni oluşmaya başlayan Azerbaycan ve Ermenistan ordularında bile yoktu. Rus tarafının tersini söylemesine karşın alaydan firar eden üç Rus askeri 3 Mart 1992’de düzenledikleri basın toplantısında, Hıristiyan Ermeniler yanında Müslüman Azerbaycanlılara karşı savaşmalarının istendiğini itiraf etti. Hocalı stratejik öneme sahip bir yerleşim merkeziydi. Hocalı Karabağ bölgesi’nin merkez şehri olan Hankendi’nden 10 km uzaklıktadır. Karabağ’daki mevcut tek hava alanının burada olması ve demiryolunun hattının buradan geçmesi nedenleriyle kent, stratejik önem taşıyordu. Hocalı Katliamı’na giden süreçte Ermenilerin Ruslar tarafından açıkça desteklendiğinin bulguları vardır. Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisinde olan Hocalı köyü stratejik olarak Ermenistan Silahlı Kuvvetleri için askerî bir hedef niteliğinde idi. Hocalı Dağlık Karabağ bölgesi’nin merkez şehri olan Hankendi’nden 10 km uzaklıktadır. Karabağ’daki mevcut tek hava alanının burada olması ve demiryolunun da buradan geçmesi nedenleriyle kent, stratejik öneme sahipti. Azerbaycan Parlamentosu 1994’te Hocalı’da yaşanan katliamı “soykırım” olarak kabul etti . İnsan Hakları İzleme Örgütü olayı Karabağ anlaşmazlığı içerisinde yapılan en büyük katliam olarak nitelemiştir. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeleri, Arnavutluk, Azerbaycan, Birleşik Krallık ve Türkiye, Bulgaristan, Lüksemburg, Makedonya, Norveç tarafından yayımlanan 324 nolu Avrupa Konseyi bildirgesinde; Ermeniler tüm Hocalıları katlettiler ve tüm şehri harap ettiler ifadesi geçmiştir Bu katliamı yaşayan ve sonra Beyrut’a yerleşen Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, For the Sake of Cross (Haçın Hatırı İçin) isimli kitabında şu satırları aktarmaktadır,
‘Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm. Onlar Haç’ın hatırı için savaşa devam ettiler’.
Tüm semavi dinler, insan hayatını kutsal sayar, insan hayatına kastetmeyi en büyük günah kabul eder. Hangi din bebeğe kıymayı kabul eder. Ermeniler tarafında Hocalı’lı çocuklar yaşlılar, kadınlara katliam yapıldı. Dünya kamuoyu bu olaylara seyirci kaldı. Ermenistan Dağlık Karabağ’da insanlık suçu işledi. Soykırım suçu, gerçek anlamda bu olaylarda işlenmiştir.
Ermenistan’ın Karabağ’da yaptıkları, Uluslar arası hukuk ,BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kurallarına göre suçtur. Pek çok savaş hikâyesi tarih kitaplarından okuduk ve işittik. Ama Hocalı’daki gibi bir vahşet tarihte görülmedi. 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini veren ve ‘Hocalı Katliamı’ baş sorumlusu olan yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, önce başbakan daha sonrada Ermenistan Devlet Başkanı oldu. Halende Hocalı katliamının sorumlular Ermenistan’da üst düzey yönetimde bulunuyorlar. Ermenistan’ın Ermeni terör örgütlerinin müşterek amacı; her fırsattan yararlanarak Türkiye’yi ve Azerbaycan’ı istikrarsızlığa sürüklemek ve sözde işgal altındaki Ermeni topraklarını kurtararak “Bağımsız Büyük Ermenistan”ı kurmaktı .
Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1948 tarihli Kararıyla kabul edilmiş ve imzaya ve onaya veya katılmaya sunulmuştur. Yürürlüğe giriş tarihi ise: 12 Ocak 1951 Sözleşmeci Taraflar, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 11 Aralık 1946 tarihli ve 96 (I) sayılı kararında soykırımın, Birleşmiş Milletlerin ruhuna ve amaçlarına aykırı olan ve uygar dünya tarafından lanetlenen, uluslararası hukuka göre bir suç olarak beyan edilmesini dikkate alarak, Tarihin her döneminde soykırımın insanlık için büyük kayıplar meydana getirdiğini kabulederek, İnsanlığı bu tür bir iğrenç musibetten kurtarmak için uluslararası işbirliğinin gerekli olduğuna kanaat getirerek, Aşağıdaki hükümlerde anlaşmışlardır:
Madde 1 [Önleme ve cezalandırma görevi]
Sözleşmeci Devletler, ister barış zamanında isterse savaş zamanında işlensin, önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder.
Madde 2 [Soykırım oluşturan eylemler]
Bu Sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur.
- Gruba mensup olanların öldürülmesi;
- Grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi;
- Grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak, yaşam şartlarını kasten değiştirmek;
- Grup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak;
- Gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletmek;
Hocalı katliamı Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinin 2.maddesi ile uyum göstermektedir. Dolayısıyla bu katliamdan sorumlu olanlar bu sözleşmeye göre yargılanmalılar. 26 Şubat 1992 tarihinde, Ermenistan silahlı birlikleri tarafından Azerbaycan’ın Hocalı şehrinde masum sivillere yönelik gerçekleştirilen katliamı lanetliyoruz.
2. Karabağ Savaşı'nda sadece 44 gün içinde işgal altındaki topraklarını geri alan Azerbaycan, halkın kuşaklar boyunca süren beklentisine son vererek tarihi zafere imza attı. "Vatan Muharebesi" olarak adlandırılan operasyon 44 gün sürdü. 5 şehir, 4 kasaba ve 286 köy işgalden kurtarıldı. Savaşta Azerbaycan ordusu 2 bin 908 şehit verdi, 94 sivil Ermenistan'ın saldırıları sonucu hayatını kaybetti.
8 Kasım 2020'de Şuşa'nın kurtarılmasıyla Ermenistan hezimeti kabul etti ve 10 Kasım'da Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında üçlü bildiri imzalandı. Bildiri gereği Ermenistan ordusu Ağdam, Kelbecer ve Laçın'dan da çekildi.
10 Kasım "Zafer Günü" ilan edilse de bu tarihin Mustafa Kemal Atatürk'ün vefat gününe denk gelmesi nedeniyle, Şuşa'nın kurtarıldığı gün olan 8 Kasım resmi "Zafer Günü" olarak kabul edildi. Modern ve bağımsız Azerbaycan'ın kurucusu Haydar Aliyev'in mirasına sahip çıkan Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkesini öz topraklarına ve Karabağ'a kavuşturarak 30 yıllık hasrete son verdi. "Türkiye ne kadar güçlü olursa biz de o kadar güçlü oluruz" sözünü her platformda vurgulayan Cumhurbaşkanı Aliyev, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliği iki ülke ilişkilerinin değişmez ve giderek güçlenen temel unsuru haline getirdi. Ulu Önder Haydar Aliyev'den miras kalan "Bir millet, iki devlet" anlayışını devlet politikası olarak benimsedi.
Bugün, 34 yıl öncesine göre ekonomisi, diplomasisi, imkan ve kabiliyetleriyle çok daha güçlü, daha itibarlı bir Azerbayca vardır. Ülke olarak burada yaşanan acıların tekrarına asla izin vermeyeceğiz. Azerbaycan'ın 23 yıllık değişiminin mimarı - Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Karabağ'da tarih yazdı, 30 yıllık işgale son verdi.
Bu zafer, sadece toprağın değil, onurun, birliğin ve kardeşliğin de zaferidir.
Qarabağ Azərbaycandır!
Hocalı’da katledilen 613 kardeşimizin, yaralananların, esir alınan ve kaybolan tüm Azerbaycanlıların acısı hâlâ yüreğimizdedir. Hocal Soykırımı'nda şehitlik mertebesine erişenlere bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dileyirem.
s.e.f.d., dos. Murtəza Həsənov,
Azərbaycan Respublikasının Prezidenti yanında Dövlət İdarəçilik Akademiyasının
Siyasi İdarəetmə fakültəsinin dekanı
LIVE
AZ
TR
RU
EN
FOTO
VIDEO








